<HEAD>
<TITLE>Antalya'nýn Ýlk ve TEk Web Portalý</TITLE>
<META NAME="keywords" content="antalya, Antalya, antalya web tasarim, antalya hosting, antalya internet, antalya net, antalya bilgisayar, antalya hosting web design dizayn, rehber, antalya tatil turistik tesis eglence, antalya sinema otel tatil koyu, turkey, türkiye, antalya web portal, antalya sanal rehber, antalya isletmeler, antalya sirketler, antalya oteller, antalya turizm, antalya etkinlikler, antalya tiyatro festival, antalya guzel sozler yazilar fikra, antalya hava durumu borsa doviz altin, antalya tarihi gezilecek görülecek yerler, antalya tourism hotels holiday travel journey, antalya touristic places history local museums sea, beach, free, bedava, mp3, crack, turkce muzik
</HEAD>
<BODY BGCOLOR="#FFFFFF" TEXT="#000000">
<CENTER>
<TABLE BORDER=0 WIDTH=600 CELLPADDING=5>
<TR>
<TD>
<P><IMG SRC="saltuk.gif" ALT="antalya, antalya oteller,
antalya hotels, antalya turkey"></P>
<P><A HREF="http://www.rehberantalya.com/">antalya</A>,
antalya, Antalya, antalya web tasarim, antalya hosting, antalya internet, antalya net, antalya bilgisayar, antalya hosting web design dizayn, rehber, antalya tatil turistik tesis eglence, antalya sinema otel tatil koyu, turkey, türkiye, antalya web portal, antalya sanal rehber, antalya isletmeler, antalya sirketler, antalya oteller, antalya turizm, antalya etkinlikler, antalya tiyatro festival, antalya guzel sozler yazilar fikra, antalya hava durumu borsa doviz altin, antalya tarihi gezilecek görülecek yerler, antalya tourism hotels holiday travel journey, antalya touristic places history local museums sea, beach, free, bedava, mp3, crack, turkce muzik</P>
</TD>
</TR>
</TABLE>
</CENTER>
<P><CENTER><A HREF="http://www.rehberantalya.com/">antalya
rehber</A></CENTER></P>
<P><CENTER><SMALL>(c) Copyright 2002 <A HREF="http://www.rehberantalya.com/">rehber
antalya</A></SMALL></CENTER></P>
</BODY>
"İnsanın varlığını meydana getiren en küçük
temel birim olan hücre, çekirdeğinde bulunan DNA ve
RNA, çoğalmayı, genetik özelliklerin nesilden nesile
aktarımını sağlamaktadır. Klonlama DNA parçalarından
çok sayıda özdeş kopyalama işlemidir. Bunun için,
kopyalanmak istenen DNA dizini tespit edilip enzimler
vasıtasıyla ana dizinden ayrılarak, aktarılmak istenen
parçaya "DNA bağlayıcı enzim" aracılığıyla
birleştirilip yeni DNA oluşturulacaktır. Bugün, bu
sistem tıpta doğuştan metabolik ve kalıtsal hastalıklar
ile AIDS gibi tedavisi olmayan hastalıkların iyileştirilmesinde
kullanılmaktadır. Genetik defekte (bozukluk) yol açan
DNA dizilimindeki bozukluk tespit edilerek, bu bölüm
enzimlerle ana dizinden koparılarak, taşıyıcı DNA
sarmalları yoluyla, taşınmak istenen doğru şifre içeren
dizin, bağlayıcı enzim ile bozuk alana bağlanmakta
böylece eksik materyal, yerine konmuş olmaktadır.
Bu işlemin en son formu, koyun cinsi bir havyanın
hücre DNA'sının tekrar kendi hücrelerine aktarımı
ile aynı hayvanın tekrar oluşturulma işlemidir. Bunun
insan ırkı için olup olmayacağını bize zaman gösterecektir."
Acaba insanda kopyalama nasıl olacaktı?
Yine basında yer alan bir habere göre, Ukrayna Ulusal
Bilimler Akademisi ve Moleküler Biyoloji Genetik Enstitüsü'nün
yetkili bir kişisi, "Her türlü varyasyonu deneyerek,
insan genlerini anlamaya çalışıyoruz. Mesela, yarısı
adam yarısı at olan bir yaratık ürettik, ama yaşamadı.
Ya da timsahla fare genlerini karıştırıp ortaya ne
tür yaratıklar çıktığına bakıyoruz. Ancak, tahmin
edersiniz ki, bunlar doğduktan hemen sonra ölüyorlar,
insanın kopyalanmasına oldukça yakınız. Şunu açıkça
ifade edeyim ki, bizim kullandığımız teknikleri batı
dünyası henüz yapamıyor" şeklinde açıklamalarda
bulunuyor ve şöyle devam ediyordu:
"Sadece hayvan değil, insan da kopyalayabiliriz.
Ama, biz yaptığımız araştırmalar sonrası, insanın
klasik bir şekilde üremesinin hem daha zevkli hem
de daha doğru bir yol olduğu sonucuna vardık. Bizim
üzerinde durduğumuz asıl konu, halk diliyle ifade
edilirse, 'siparişe göre insan yapabilmek...' İşte
bunu yapabilmek için de, insan genlerini çözmeye çalışıyoruz.
Fare genlerinin içine insan genlerini rahatça katabiliyoruz.
Her türlü canlının genleriyle dilediğimiz şekilde
oynayabiliyoruz.
Ölü hayvanlardan da Klonlama yapabiliriz. Ve insanın
kopyalanması konusundaki çalışmaları başlattıklarını
söyleyen Ukraynalı bilim adamı, "Bu iş üzüm salkımından
koparılan tek bir üzümü, kiraz salkımın dan koparılan
kirazın yerine yerleştirip büyütmek gibi bir şey.
Timsahla fareyi, fareyle insanı karıştırıp ortaya
çıkan yaratığa bakıyoruz.
Amerika'da gen terapi ve kopyalama ile uğraşan en
az yüz laboratuar var. İnsan DNA'sının sadece yüzde
3-5'i insanı insan yapan genler. Yüzde 70'i ise, anlaşılması
güç genler. Biz bu anlaşılması güç genlerin yüzde
10-12'sini keşfettik. Tüm verilerle insanın yarısını
yapabiliriz, tamamını da keşfedeceğiz. Bunu başardığımız
zaman, siparişe göre bebek yapacağız" şeklinde
beyanda bulunuyordu.
İşin enteresan yönü, klonlamaya inanan ve bu işe oldu
bitti gözüyle bakan bir takım şirketlerin patent edinme
yarışına girip konuyu ticari sahaya çekmeleridir.
Klonlama konusunda bir başka önemli haber de şu şekilde:
1970'lerin başında KGB laboratuarlarında yapılan deneyler
sonucunda bir köpekten iki köpek klonlanmıştı. Rus
Bilim Akademisi'nde yapılan ve çok gizli tutulan araştırmalar,
tam otuz sene sonra gizliliğini kaybettiğine göre,
kapalı kapılar ardındaki ülkenin o zamandan bu yana
neler yaptığı meçhuldü.
Ancak, doktorların ifadesine göre, klonlanan iki köpek
ve aslı, yani üç köpek, birbirlerine karbon kopyası
kadar benzemelerine karşın, tavırları çok farklı şekilde
oluşmuştu. Bilimsel veriler er ya da geç insanın da
kopyalanabileceği hususunda işaretler veriyor. Ne
var ki klonlanan insan aslının aynı olmayacaktır.
Zira klonlama eylemi, yumurtaya ihtiyaç olmadan gen
boyutunda gerçekleşmektedir. Gen, insanın belli kalıtsal
ve bedenini üretecek özelliklerini taşır. Kopyalama
işlemi bir noktaya kadar uzanabilir. Bundan sonraki
devrelerde, yani bebeğin ana rahminde çeşitli astrolojik
etkiler istikametinde, farklı tesirleri alması, özellikle
aslından farklı tavırlar, huy ve karakter yapısına
sahip olabileceğini gösteriyor.
Yukarıda örnek olarak gösterdiğimiz, Rusya'da klonlanan
köpeklerin tavır ve hareketleri, ayrıca birbirine
tıpatıp benzeyen ancak doğum sırasında 15-20 dakikalık
farklılıktan ötürü değişik özelliklere sahip tek yumurta
ikizleri gibi.
Evet! Bu konu bize açıkça şunu gösteriyor;
Popüler Bilim, gelişen teknoloji ve genetik boyutlarda
yapılan inanılmaz çalışmalar bilinmeyeni bilinir hale
dönüştürdükçe, her alanda olduğu gibi mitsizimde de
bazı kavramların, bununla bağlantılı olarak, inanışların
değişmesi de kaçınılmaz olacaktır.