Toplam Ziyaretçi: 3043456     Günlük: 374     Aylık: 374 Sistemimizde 93 online kullanıcı bulunmaktadır.  
  
 
Döviz Kurları
Borsa
 

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar:

1)Genleri insanınkine çok benziyor

Genetik şifreleri çözülen bir meyve sineği bilim adamlarını çok şaşırttı. Çünkü sineğin genlerinin yüzde 60'ı insanınkiyle aynıydı.
Boyu sadece 6 milimetre olan Drosophila adlı meyve sineği, 13 bin 61 gen taşıyor. İnsanın bütün gen haritası henüz çıkarılamadığı için şimdilik sadece 60 bin geni biliniyor. Bu sineğin tüm genetik şifresini çözen bilim adamları, genlerinin yüzde 60'ının insanınkiyle aynı olduğunu gözlemlediler.
Kanser geni de var
Araştırmalarda, insanda kansere, Alzheimer hastalığına ve böbrek rahatsızlıklarına neden olan genin bu meyve sineğinde de bulunduğu görüldü. Haşarat dünyasından çıkan bu sürpriz akrabamızla ilgili elde edilen sonuç, bilim dünyası için müthiş bir adım olarak nitelendiriliyor.
İlaç üretimi için faydalı
İnsanlar için bugüne kadar birçok deneyde maymun ve fareyi kullanan bilim adamları, artık meyve sineğinden de denek olarak yararlanabilecekler. Meyve sineğinden özellikle de ilaç sanayii yararlanacak ve kanser başta olmak üzere, çağımızın en ürkütücü hastalıklarına karşı geliştirilecek ilaçların test edilmesinde kullanılacak.

2)DEV SOMONLAR GELİYOR
Genetik bilimciler, birbiri ardına yaptıkları deneylerle, insanın gen haritasına doğru hızla yol alıyor. Hayvanlar üzerine yaptıkları araştırmaları derinleştiren bilimadamları, ilginç sonuçlar elde etmeye başladılar.
Amerikalı AF Protein firması yetkilileri normalin 5 katı büyüklüğünde ve 10 kat hızlı büyüyen, genetik yapısı değiştirilmiş som balığının bir yıl içerisinde sofralarımızda yerini alacağını açıkladılar. Uzmanlar bu yöntem sayesinde somon balığının yetiştirme maliyetinin de yarı yarıya azalacak.
ABD'li uzmanların genetik yapısıyla oynadıkları bir somon balığı 5 kat büyüdü. balığın büyüme hızı da 10 kat arttı. Bir başka araştırma grubu ise tavuğun gen haritasını kaba hatlarıyla tamamlamış durumda...

3)Tavuğun genetik sırları çözüldü
ABD'li, İngiliz ve Hollandalı bilimadamları, tavukların kabaca gen haritasını çıkardıklarını ve 2 bin önemli işaretçinin saptandığını açıkladılar. Bu işaretçiler, gen haritasının çözülmesine yardım eden önemli veriler sağlıyorlar. İşaretçiler sayesinde bir-iki yıl içinde tavuğun genetik haritası tamamlanmış olacak ve bundan sonra daha iri, hastalıksız, daha büyük ve besleyici yumurtalar yumurtlayan tavukların üretilmesi mümkün hale gelecek.

4)Bunamaya gen tedavisi
Fareler üzerinde yapılan bir araştırmada, yaşlılarda görülen hatırlama güçlüğüne neden olan KVB1 adlı gen tespit edildi. KVB1'in durdurulması sonucunda yaşlı farelerin, gençler kadar keskin ve parlak bir zihne sahip oldukları gözlemlendi

Genetik, sivrisinekleri durduracak

Genetik mühendislerinin yaptıkları araştırmalar sonucunda sivrisineklerin bağışıklık sistemini güçlendirmenin ve böylelikle onları daha az hastalık yayar hale getirmenin bir yolu bulundu.
Amerikan ve Tayvanlı bilimadamları, sarı humma bulaştıran sivrisinek türü üzerinde yaptıkları genetik çalışmalar sonucunda hayvanın vücudunun "defensin" adı verilen güçlü bir antibakteriyel madde üretmesini sağladılar.
Bu proteinin üretilmesi, sivrisineğin sıtma paraziti yayan patojeni taşımasına engel oluyor.
Haberi değerlendiren uzmanlarsa bunun yetmeyeceğini, doğaya yeterli sayıda genleri değiştirilmiş sivrisineğin bırakılmasının daha da zor bir işlem olduğunu söylüyorlar. Bu şekilde, doğal olarak sıtma bulaştırmasına engel olunmuş sivrisinek grupları yaratılmış olacak.
Burada bir sorun, bu şekilde etkisiz hale getirilmiş dişi sineklerde, bu durumun 20-22 gün sonra kaybolması. Bunun daha uzun süreli kılınmasına çalışılıyor.
Araştırmayı yapan bilimadamlarından Prof. Anthony James, çalışmalarının özetini, hastalık bulaştıran sivrisineklerin genlerini değiştirip onları hastalık bulaştırmayan hale getirmek şeklinde dile getiriyor. Bu başarılırsa, dünyada hastalıkla mücadele konusunda büyük bir adım atılmış olacak.
Ama bir başka uzman oan Dr. Jo Lines'e göre bunu başarmak kolay değil. Bir kere milyonlarca sivrisineğin genlerinin değiştirilmesi gerekiyor. Ayrıca genleri değiştirilen hayvanlar, yerlerini almaları düşünülen hayvanlardan daha az sağlıklı ve dayanıklı oluyor. Bu da hayatta kalma savaşında bir dezavantaj onlar için.
Ayrıca, milyonlarca sineği elden geçirseniz bile sonuçta patojen maddenin galip gelerek sineğin yeniden hastalık bulaştırır hale gelmesi olasılığı var.
Dr Lines'a göre, genetik mücadele yöntemleri çok değerli olmakla beraber hiçbir şekilde, yakın gelecekte kullanabileceğimiz mevcut yöntemleri göz ardı etmemize neden olmamalı.
Prof James de bu konuda temkinli konuşuyor. Yabani böcek popülasyonlarına gene verilmesinin kolay bir iş olmadığını söyleyen James, şimdilik genetik yöntemlerin, sadece hastalıklarla mücadelede kullanılan yöntemlere bir alternatif olduğunu, diğer yöntemlerin işe yaramadığı durumlarda genetik yöntemlerin devreye girebileceğini ifade ediyor ve ekliyor: "Hangi yöntemin üstün geleceği önemli değil. Önemli olan çevre gibi hassas bir ortamda hangi yöntemin en iyi sonucu vereceği."



 
 
 
   
       
ANTALYA ® 2001-2005 yapımıdır.
Portalın güncellenmesi günlük olarak yapılmaktadır.
E-mail:info@rehberantalya.com