Son günlerde en çok duyduğumuz Kelimelerden biri
olan gen ve bu kelimenin alt dallarını oluşturan bazı
kelimeler(DNA,RNA,kromozom gibi) popüler bir meslek
olan gen mühendisliğini daha çok öne çıkarıp ilginin
artmasını sağlamıştır. Gen mühendisliğini bu kadar
popüler yapanın ne olduğunu anlatmadan önce gen mühendisliğinin
neleri içerdiğini ve bunların açıklamalarını yapalım.
Bunlardan en önemlisi olan gen insanın her şeyidir
diyebiliriz.Gen insanın oluşması için gerekli Olan
kalıtsal bilgilerin tümüne verilen addır.Geni canlının
hücrelerinin yapısını ve hücrelerin etkinliklerini
gösteren bir plan olarak da düşünebiliriz.
Kromozomların bir parçası olan DNA ise çok ince ve
çok uzun bir çift iplikçikten oluşur.DNA'yı sarmal
biçiminde bükülmüş bir ip merdivene benzetebiliriz.bu
merdivenlerin kenarlarında ,şeker ve fosfat molekülleri
bulunur.merdivenin basamaklarıysa baz adı verilen
azot içeren kimyasal maddelerden oluşur.Her bir iplikçik,nükleotit
adı verilen art arda dizilmesiyle oluşur. DNA'mızda
dört çeşit baz bulunur.bunlar:adenin,guanin,sitozin,timin'dir.DNA
dizilişini bazların şeker ve fosfattan oluşan iskelet
üzerindeki diziliş oluşturur.Bu diziliş, herhangi
bir canlının kendine özgü özellilerinin
ve yapısının oluşması için gereken kalıtsal bilgilerin
şifresidir.Bu üç milyar parçadan,yalnızca 3 milyonu
insandan insana farklılık gösterir.Bunlar,bizi başkalarından
farklı kılan parçalardır.
Kromozom ise insan bedeninde milyonlarca hücrede
bulunur.Bedenimizdeki hücrelerin her birinin çekirdeğinde
23 çift halinde toplam 46 tane kromozom bulunur.Kromozom
çiftlerindeki kromozomların biri anneden biri babadan
gelir.Kromozomlar birbirine sıkı sıkıya dolanmış DNA
iplikleriyle bunların sarındığı protein moleküllerinden
oluşur. Her insan hücresinde yaşamın yapı taşları
kabul edilen 23 çift kromozom bulunuyor. Gen bilgilerini
taşıyan ip biçimindeki kromozomlar uç uca eklenseydi
1.5 metrelik bir kordon oluştururdu. Kromozomların
bozuk oluşumu sonucu, insanın yaşamında değişik dönemlerde,
çeşitli hastalıklar ortaya çıkıyor. Bilim adamları,
hangi kromozomun bozuk olduğunda hangi hastalığa neden
olduğunu biliyorlar.
1.kromozom: Alzheimer, ağır işitme
2.kromozom: Belleğin oluşumuyla ilgili bilgiler
3.kromozom: Akciğer kanseri
4.kromozom: Çeşitli kalıtımsal hastalıklar
5.kromozom: Akne, saç dökülmesi
6.kromozom: Diyabet, epilepsi
7.kromozom: Kronik akciğer iltihabı, şişmanlık
8.kromozom: Erken yaşlanma
9.kromozom: Deri kanseri
10.kromozom: Bilinmiyor
11.kromozom: Diyabet
12.kromozom: Metabolizma hastalıkları
13.kromozom: Göğüs kanseri, retina kanseri
14.kromozom: Alzheimer
15.kromozom: Doğuştan beyin özrü
16.kromozom: Crohn hastalığı
17.kromozom: Göğüs kanseri
18.kromozom: Pankreas kanseri
19.kromozom: Bilinmiyor
20.kromozom: Bilinmiyor
21.kromozom:Down sendromu, Alzheimer, Parkinson, lösemi,
depresyonlar
22.kromozom: Yeni keşfedildi, kemik iliğinin olumuşumu
düzenliyor
23.kromozom (Y): Erkeklik cinsiyetini belirliyor,
cinsel organların gelişimini düzenliyor
23.kromozom (X): İki adet X kromozomu taşıyan bebek,
kız oluyor. Bu kromozomdaki dejenerasyon kas erimesi,
cücelik ve gece körlüğüne yol açıyor.
Bu açıklamalardan sonra son yıllarda yapılan genetik
çalışmalarından söz edelim;
1)genom projesi: Bu projenin genel amacı insan
DNA'sında bulunan 3 milyar baz çiftinin dizilimini
ve bunların %2-5'ini oluşturan genlerin yerlerini
bulmaktır.bu genlerin yerlerini dizmekte o kadar kolay
olmamaktadır.
Bunun içinde bazı kurumlar bu yarışa girmiş bulunmaktadırlar.bunların
başında bulunan HPG gurubunun amacı insan genomik
DNA'sının tam ve yüksek kalitede dizisini oluşturmaktı.
İnsan genom dizisinin bilim adamları için olan büyük
değeri ve bu araştırmanın maliyeti için ayrılan önemli
miktardaki paralar tamamlanma zamanının öne alınması
konusunda zorlayıcı tartışmalara izin verecektir.
Son teknolojik gelişmeler ve büyük ölçekli sekans
deneyleri doğru ve yüksek kalitede olan bir insan
genom dizisinin daha önce belirlenmiş olan tarihten
iki yıl daha önce yani 2003 yılı sonuna kadar tamamlanabilmesinin
mümkün olduğuna dair giderek artan bir güven sağlamıştır.
Bu dizilerin % 60-70'ini NİH ve DOE 'in katkıları,
geri kalanının da Welcome Trust tarafından desteklenen
Sanger merkezi ve diğer uluslararası ortaklarının
faaliyetleri sonucunda oluşturulması beklenmektedir.
Şimdiye kadar insan genom dizisinin sadece yaklaşık
% 6'sının tamamlanabilmiş olması, bu hedefin oldukça
hırslı hatta cüretkar bir hedef olduğunu ortaya koymaktadır.
Baz dizisinin 2003 yılı sonuna kadar tamamlanması
büyük bir meydan okumadır; fakat gerçekleştirildiği
taktirde bu risklere ve çabalara değecektir. Amacın
gerçekleştirilmesi için yoğun ve adanmış çabalar ve
şirketlerin birlikte çalışma ruhunun devam etmesi
ve artması gerekmektedir.
2003 yılı sonuna kadar ilk insan genom dizisinin tamamlanması
esnasında, genomun büyük bir kısmını içeren bir '
working draft ' daha kısa bir zamanda, gelecek üç
yıl içinde oluşturulabilecektir. Bu dizi her ne kadar
daha düşük doğrulukta ve bütünlükte olacaksa da, bu
dizi oldukça yararlı olacaktır, özellikle genlerin,
eksonların bulunmasında ve sekans araştırmaları sayesinde
başka özelliklerin bulunmasında yararlı olacaktır.
Projenin nasıl ortaya çıktığı ve neler yapılması
gerektiği konusunda ki bilgiler şimdilik bu kadar.sırada
projenin getirdiği yenilikler ve bundan sonra neler
olacağı yazıyor.
30 bin genimiz var
14.02.2001 - İnsanın gen haritasının ayrıntıları
üzerinde çalışan bilim adamları, insanda sanılandan
az gen bulunduğunu belirlediler.
İnsan vücudunda 60 bin ila 100 bin gen bulunduğunu
tahmin eden araştırmacılar, son araştırmalarla bu
sayının 30-40 bin arasında olduğunu gördüler. Bilim
adamları, insanı meyve sineği ve fareden farklı kılan
genlerin sayısının fazla bir fark oluşturmadığını
saptarken, bunu yüzyılın tıp alanındaki sürprizi olarak
nitelendirdiler.
Celara Genomatics laboratuvarından Craig Venter ve
arkadaşları ile diğer grup Harward Tıp okulu bilim
adamlarının yaptığı araştırmalarda, insanın gen haritasıyla
ilgili sonuçların birbirine yakın olduğu saptandı.
Hafıza geni bulundu
araştırmacılar, anıların saklanmasını sağlayan gene
"Zif268" adını verdiler. Bu genin, hafızanın
oluşmasını sağladığını belirten uzmanlar, beyinde
anıların saklanmasında kullanılan "moleküler
anahtarlar" bulunduğunu saptadılar. Fransız Profesör
Serge Laroche başkanlığındaki Fransız ve İngiliz araştırma
ekibi, bu sonuçlara, genetik değişikliğe uğratılmış
fareler üzerinde yaptıkları deneylerle ulaştı.
Uzmanlar, beynin "hippocampus" bölümündeki
elektrik akımlarını, bir başka deyişle nöronlar (sinir
hücreleri) arasındaki bağlantıları inceleyerek bu
sonuca vardılar.
Gen teknolojisi, meme kanseri tedavisini kökten değiştirecek
22 Şubat- Hücre içindeki gen hareketini açıkça tespti
etmeyi olanaklı kılan yüksek gen teknolojisi ile,
meme kanserinin türü kolayca belirlenecek. Ayrıca
daha etkili tedavi yöntemleri gündeme gelecek
Gen teknolojisinin yardımıyla yakın gelecekte en az
yan etkiye sahip ve en etkili tedavi yöntemlerini
belirlemek mümkün olacak. Buna ek olarak hastalığın
yeniden nüksetme ihtimali ve yakın takibi gerektiren
durumlar tespit edilecek.
Ulusal İnsan Genom Araştırmaları Enstitüsü tarafından
yapılan açıklamalara göre bunun gerçekleşmesi için
yalnızca birkaç yıl gerekiyor. Enstitünün kanser araştırmaları
bölümünün direktörlüğünü yürüten Jeffrey Trent, 51
genin hareketlerini inceleyerek yapılan araştırmalar
sonucunda elde edilen bulguları açıkladı. Bu genlerin
aktif olup olmadıklarını, yani protein üretip üretmediklerini
gözlemleyen bilim adamları, üç meme kanseri türünü
şaşırtıcı derecede kolaylıkla belirlemeyi başardı.
Bunlar kalıtımsal olmayan meme kanseri ile, BRCA1
ve BRCA2 genlerinden kaynaklanan kalıtımsal türler
KOLAY VE ETKİLİ
Tümörleri mikroskop altında inceleyerek bu durumu
tespit etmenin çok zor olduğuna değinen araştırmacılar,
gen dizilimi ya da genlerin alfabe kodundaki bir hatanın
aranması yoluyla iki büyük gendeki mutasyonu ortaya
çıkardı. Meme kanserine yol açan bu genlerin başka
yöntemlerle belirlenmesi hem çok zaman, hem de çok
masrafa neden olacaktı.
Genom Projesi ile insanın yaklaşık 30 bin geni olduğu
belirlendiyse de, bu genlerin birçoğunun ne yaptığı
henüz bilinmiyor. Bilgisayar ve tümörlerden alınan
DNA örneklerine yerleştirilen floresan 'etiketler'
kullanan yeni tekniğe "gen ifade profili"
ismi veriliyor. Çünkü incelenen, genlerin kendilerini
ifade ediş biçimi, yani protein üretimi.