Toplam Ziyaretçi: 3143033     Günlük: 196     Aylık: 5686 Sistemimizde 12 online kullanıcı bulunmaktadır.  
 

Tarihi Yerler


Aspendos(BELKIS)

Antalya'nın 48 km. doğusundadır. Antalya-Manavgat yolundan ayrılan asfalt bir yolla Aspendos'a ulaşılır. Kent, biri büyük öbürü küçük iki tepe üzerine kurulmuştur. Coğrafyacı Strabon ve Pompenius Mela, kentin Argoslularca kurulduğunu yazarlar. Bölgeye İÖ 1200'den sonra Grek göçleri olmuştur. Ancak Aspendos adının kaynağı, Greklerden önceki bir yerli Anadolu dilidir. Önemli bir ticaret yolu üzerinde olduğu ve Köprüçay'a bir limanla bağlandığı için Aspendos, her çağda ele geçirilmek istenen kentler arasında yer almıştır. Aspendos da Pamfilya, Perge ve Sillyon gibi, başlangıçta korunaklı tepeler üzerine kurulmuş, sonraları gelişerek eteklerdeki düzlüklere yayılmaya başlamıştır. İS III. yüzyıldan başlayarak bu kentler küçülmeye başlamıştır. Bizans Dönemi'nde yeniden tepelere çekildi. Aspendos'da gelişim sürecinde oluşan yapıtlar surlar, agora, nymphauem, eksedra, tiyatro, stadion, hamamlar, su kemeri, tapınaklar ve nekropollerdir.
Aspendos surlarının Helenistik Dönemde yapıldığı, sonraları Geç Roma ve Bizans dönemlerinde bir takım onarımlar gördüğü bilinmektedir. Yol ve surlar yörenin doğal yapı özelliklerinden yararlanılarak yapılmıştır. Aspendos Kenti'nin merkezini oluşturan Büyük Tepe ile Tiyatro Tepesi arasındaki vadileri izleyen yolların surlarla korunduğu ve böylece kent savunmasının sağlandığı anlaşılmaktadır.
Aspendosta yapılar, Aşağı Kent yapıları ve Yukarı Kent yapıları olmak üzere ikiye ayrılır. Yukarı Kent yapıları arasında agora, bazillika toplantı yapısı, nymphaeum ve eksedra yer alır.
Agora batı tepesinin ortasındadır. (Aşağı Kent'de bir agora vardır). Bir yanda bir dizi dükkan ve bunların önünde portikler vardır. Öte yandan da 105 m uzunluğunda bir bazilikiyla sınırlanan agora, akropolün ortasında yer almaktadır. Batıda 70 m. uzunluğunda, 15 odalı bir yapı bulunmaktadır. Bunun agoraya bakan ön yüzünde, bir stoa (sütunlu galeri) oluşturulmuştur.
Agoranın doğu kesiminde bir bazilika yer almaktadır. Yapının boyutları 105 m X 26.90 m dir. III. yy.da yapıldığı sanılan bazilikanın kuzeyinde giriş bölümü, güneyinde de bir apsisi vardır.
Kentin su düzeni içinde Nmphaeumun yeri önemlidir. Günümüzde de sağlam olan bu çeşme agoranın kuzeyinde, 35 m uzunluğunda ve 15 m yüksekliğinde bir duvar gibi agorayı sınırlar. Nymphaeum'un ön yüzünde, eşit aralıklarla sıralanmış beş niş yer alır. Aspendos "Nymphaeum"un yapı malzemelerine ve tekniğine bakılarak İS III. yy da yapıldığı sanılmaktadır. bu yapı iki katlıdır.
Kentin güney kapısından agoraya çıkan yol kenarında bir eksedra yer alır. Yapı bazilikanın apsisi ile sırt sırtadır. Bu eksedra en erken İS III. yyın ikinci yarısında yapılmış olabilir. Yarım daire biçimindeki bu yapının içinde beş niş bulunmaktadır. Aşağı Kent yapıları arasında: tiyatro, stadion, hamamlar, su kemeri, tapınak ve nekropolller sayılabilir.
Aspendos'un en önemli yapısı, tiyatrodur. Bu tiyatro Anadoludaki Roma tiyatrolarının günümüze sahnesi ile birlikte ulaşabilen en sağlam örneğidir.
Mimarı Aspendoslu Theodoros'un oğlu Zenon'dur. İmparator Antonius Pius zamanında yapılmıştır. (138-164). Tiyatro, kentin yerli tanrıları ile imparator ailesine sunulmuştur. Bu sunu, sahnenin iki yan kanadındaki yazıtlar da Latince ve Grekçe'dir. Tiyatro 15 bin seyirci alabilecek büyüklüktedir.
Tiyatronun kuzeyinde ve Akropol'ün doğusunda Stadion yer alır. Bu yapı, günümüzde yıkık durumdadır. Stadion'un uzunluğu 215 m olup planı U biçimindedir. Kazı bulgularına göre Stadion'a güneydeki kapıdan girilmektedir.
Akropol'ün güneyinde, birbirlerine oldukça yakın, kubbeli ve kemerli iki yapının hamam olduğu sanılmaktadır. Bunlardan küçüğü 36.5 m X 35 m boyutlarındadır ve bugun yıkık durumdadır. Büyüğü ise 42,50 m X 60 m boyutlarındadır. Bu hamam, yerel bir taş türü olan konglomerayla yapılmıştır. Büyük hamamın İS II yy'ın sonlarıyla III.yy başlarında, küçük hamamın ise ise İS IV. yy'ın sonlarıyla V. yy başlarında yapıldığı sanılmaktadır.
Roma Döneminde zenginleşip genişleyince kente bir su düzeni yapıldı. Su kemeri de bunun bir parçasıdır. Kimi sanat tarihçilerince, yapıda görülen tuğla işçiliğinin Bizans tuğla işçiliğine benzediği ileri sürülmektedir.
Anadolu'daki su kemerleri arasında en iyi korunmuş olan bu su kemerinin ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmiyor. Akropol ile kuzeybatı dağları arasında uzanan kemerin her iki ucunda birer su kulesi vardır.
Güney kapısının hemen arkasında, girişin solunda, agoraya giden yol üzerinde bir tapınak vardır. Bunun, Artemis Tapınağı olduğu sanılmaktadır. 7 X 11 m boyutlarındadır. Tapınakta küçük bir sella ve bir ön portik vardır. Kalıntıların azlığından tapınağın hangi tarihte yapıldığını saptamak olanaksızdır.
Aspendos kentinde, Kızıl Belen köyü, Stadion'un kuzey ve doğusunda ve Akropol'ün güneybatısındaki tepeler üzerinde bulunan nekropollerde birçok lahit bulunmuştur.


 
 
 
   
       
ANTALYA ® 2001-2005 yapımıdır.
Portalın güncellenmesi günlük olarak yapılmaktadır.
E-mail:info@rehberantalya.com