<HEAD>
<TITLE>Antalya'nýn Ýlk ve TEk Web Portalý</TITLE>
<META NAME="keywords" content="antalya, Antalya, antalya web tasarim, antalya hosting, antalya internet, antalya net, antalya bilgisayar, antalya hosting web design dizayn, rehber, antalya tatil turistik tesis eglence, antalya sinema otel tatil koyu, turkey, türkiye, antalya web portal, antalya sanal rehber, antalya isletmeler, antalya sirketler, antalya oteller, antalya turizm, antalya etkinlikler, antalya tiyatro festival, antalya guzel sozler yazilar fikra, antalya hava durumu borsa doviz altin, antalya tarihi gezilecek görülecek yerler, antalya tourism hotels holiday travel journey, antalya touristic places history local museums sea, beach, free, bedava, mp3, crack, turkce muzik
</HEAD>
<BODY BGCOLOR="#FFFFFF" TEXT="#000000">
<CENTER>
<TABLE BORDER=0 WIDTH=600 CELLPADDING=5>
<TR>
<TD>
<P><IMG SRC="saltuk.gif" ALT="antalya, antalya oteller,
antalya hotels, antalya turkey"></P>
<P><A HREF="http://www.rehberantalya.com/">antalya</A>,
antalya, Antalya, antalya web tasarim, antalya hosting, antalya internet, antalya net, antalya bilgisayar, antalya hosting web design dizayn, rehber, antalya tatil turistik tesis eglence, antalya sinema otel tatil koyu, turkey, türkiye, antalya web portal, antalya sanal rehber, antalya isletmeler, antalya sirketler, antalya oteller, antalya turizm, antalya etkinlikler, antalya tiyatro festival, antalya guzel sozler yazilar fikra, antalya hava durumu borsa doviz altin, antalya tarihi gezilecek görülecek yerler, antalya tourism hotels holiday travel journey, antalya touristic places history local museums sea, beach, free, bedava, mp3, crack, turkce muzik</P>
</TD>
</TR>
</TABLE>
</CENTER>
<P><CENTER><A HREF="http://www.rehberantalya.com/">antalya
rehber</A></CENTER></P>
<P><CENTER><SMALL>(c) Copyright 2002 <A HREF="http://www.rehberantalya.com/">rehber
antalya</A></SMALL></CENTER></P>
</BODY>
YORGAN
Yorganın çok eski olduğu açıkça
görülüyordu. İpek parçaların çoğu ek yerlerinden ayrılmıştı,
ama hala çok güzeldi. Patchwork öğretmeni, hepimizin görebilmesi
için yorganı biraz daha kaldırdı. "1800'lü yılların ortalarında
çok popüler bir desenmiş bu. Şu ceşitliliğe bir baksanıza.
Bu yorganı satın aldıktan sonra orjinalinin daha büyük
olduğunu farkettim. Birisi yorganı ikiye bölmüş!"
Sınıftaki herkes üzüntüsünü dile getirdi. Böyle güzel
bir yorganı kim parçalayabilirdi ki?
Batı'ya doğru yol alan bir vagon; 1852 yılı... Katherine,
yorganı kızkardeşi Lucy'nin ve kendisinin üzerine çekerken,
son 3 yılda olanları düşünmeye başladı. Bugün çok mutlu
bir gündü, Katherine ve Lucy aynı güne rastlayan doğumgünlerini
kutlamışlardı. Katherine 13'üne, Lucy ise 3'üne basmıştı.
Kızkardeşi dünyaya geldiğinde, Katherine 10 yaşındaydı.
Bir kızkardeşi olmasına nasıl da sevinmişti!
Fakat Lucy 1,5 yaşına geldiğinde, büyük bir trajedi yaşadılar.
Anneleri öldü. Bu olaydan kısa bir sure sonra, babaları
minik ailenin Batı'ya göç etmesine karar verdi. Herşeylerini
sattılar, dağıttılar ve kalan birkaç parça eşyalarını
bir vagona doldurup, yola çıktılar. O gün doğum günlerini
kutlamışlardı ve çok mutluydular, ama Katherine titrediğini
hissetti ve o çok değerli yorganı kardeşiyle kendi üzerine
çekti. O yorgan annesinden ve evinden kalan en değerli
şeydi.
Lucy, Katherine'i düşüncelerinden ayırdı: "Bana bir öykü
anlat." diye yalvardı. "Bana yorgan öyküsünü anlat." Katherine
gülümsedi. Her gece aynı şeydi. Lucy, yorgan hakkında
anlattığı öykülere bayılıyordu, Katherine de anlatmaya.
Bu öyküler ona eski mutlu günlerini anımsatıyordu. "Hangisini?"
diye sordu. Lucy elini yorganın üzerinde gezdirdi ve çiçekli
açık mavi yamanın üzerinde durdu parmağı. "Bunu Katy,"
dedi ve ablasına baktı. Nasılsa, Lucy'nin parmağı hep
bu çiçekli mavi parçayı seçiyordu. Bu onun en sevdiği
öyküydü. "Peki" dedi Katherine, "bu kumaş parçası, kızıl
saçlı bir kızın parti giysisinden alınmıştı. Adı Nell'di
bu kızın ve herkes Nell'in kasabanın en güzel kızı olduğunu
düşünüyordu..."
Çok geçmeden, Lucy uykuya daldı ama Katherine'nin gözü
yorgandaydı. Her parçanın bir özelliği var diye düşündü
ve yorganı oluşturan yamaların öykülerini anlatmaya başladı
kendi kendine. Evi, arkadaşları, annesi ve mutlu günlerini
anımsamaya başladı...
Bu harika yorgan Katherine'nin yaşamına renk katan tek
şeydi, çok geçmeden o da uykuya daldı.
Günler çok yavaş geçiyordu ve minik aile Batıya doğru
yol alıyordu. Zorlu bir yolculuktu, ama hepsi de olabildiğince
neşeli olmaya ve önlerindeki yeni yaşamları hakkında düş
kurmaya çalışıyordu. Her gece yorgan öyküleri sürüyordu.
Lucy hastalanıp ateşlendiğinde, tam üç haftadır yollardaydılar.
Katherine, Lucy'nin iyileşmesi için elinden gelen herşeyi
yaptı. Gündüzleri vagonda Lucy'nin yanında oturuyordu.
Saçını okşuyor, yastığını düzeltiyor, ona şarkılar söylüyordu.
Akşam olunca da yorgan öykülerini anlatmaya başlıyor ve
uykuya dalan Lucy'ye sarılıyordu. Katherine'in yüreği,
kardeşine birşey olursa kaygısıyla yanıp tutuşuyordu.
Yorganı üstlerine sıkıca örtüyor ve altında gözyaşı döküyordu.
Birgün akşam üzeri, kamp kurdukları yerde Katherine Lucy'yi
dinlenmesi için yatırdı ve yakındaki dereden su almaya
gitti. Yavaş yavaş dereye doğru yürümeye başladı. Suyun
sesi insanı sakinleştiriyordu. Yeşil çimenlere uzandı
ve mavi gökyüzüne baktı. Biraz daha oyalandıktan sonra
dönmeye karar verdi. Yerinden kalktı, ağır kovayı eline
aldı ve vagona doğru yürüdü. Küçük tepeyi aştıktan sonra
vagona doğru baktı ve dondu kaldı olduğu yerde. "Bir mezar!
Lucy!" diye çığlık attı. "Lucy! Lucy! Lucy!" Kova Katherine'in
elinden düştü, deli gibi koşmaya başladı. Yanaklarından
yaşlar süzülüyordu, kalbi göğsünden dışarı fırlayacakmış
gibi geldi, vagona ulaştı ve içeri girdi. Bütün bedeni
kontrolsüz bir biçimde titriyordu. Yorgan Lucy'nin yatağının
üzerinde katlanmış duruyordu. Birtakım adamların yanında
duran babasına doğru yürüdü bir sis perdesini asarak.
Lucy'nin cansız bedeni babasının kollarındaydı. Babası
ağlamaktan şişmiş ve kızarmış gözleriyle Katherine baktı
ve "Artık huzur içinde" dedi. Katherine sadece "evet"
anlamında başını sallayabildi. Acıdan uyuşmuş bir halde
döndü. O sırada oradaki kadınlardan biri kolunu omuzuna
attı ve "çok üzgünüm Katherine" dedi, "onu birşeye sarmamız
gerek. Çok büyük birşey olması gerekmiyor." Katherine
vagona girdi. Makası buldu. Yorganı aldı ve yüreği kan
ağlayarak, yorganı ortasından ikiye ayırdı.