<HEAD>
<TITLE>Antalya'nýn Ýlk ve TEk Web Portalý</TITLE>
<META NAME="keywords" content="antalya, Antalya, antalya web tasarim, antalya hosting, antalya internet, antalya net, antalya bilgisayar, antalya hosting web design dizayn, rehber, antalya tatil turistik tesis eglence, antalya sinema otel tatil koyu, turkey, türkiye, antalya web portal, antalya sanal rehber, antalya isletmeler, antalya sirketler, antalya oteller, antalya turizm, antalya etkinlikler, antalya tiyatro festival, antalya guzel sozler yazilar fikra, antalya hava durumu borsa doviz altin, antalya tarihi gezilecek görülecek yerler, antalya tourism hotels holiday travel journey, antalya touristic places history local museums sea, beach, free, bedava, mp3, crack, turkce muzik
</HEAD>
<BODY BGCOLOR="#FFFFFF" TEXT="#000000">
<CENTER>
<TABLE BORDER=0 WIDTH=600 CELLPADDING=5>
<TR>
<TD>
<P><IMG SRC="saltuk.gif" ALT="antalya, antalya oteller,
antalya hotels, antalya turkey"></P>
<P><A HREF="http://www.rehberantalya.com/">antalya</A>,
antalya, Antalya, antalya web tasarim, antalya hosting, antalya internet, antalya net, antalya bilgisayar, antalya hosting web design dizayn, rehber, antalya tatil turistik tesis eglence, antalya sinema otel tatil koyu, turkey, türkiye, antalya web portal, antalya sanal rehber, antalya isletmeler, antalya sirketler, antalya oteller, antalya turizm, antalya etkinlikler, antalya tiyatro festival, antalya guzel sozler yazilar fikra, antalya hava durumu borsa doviz altin, antalya tarihi gezilecek görülecek yerler, antalya tourism hotels holiday travel journey, antalya touristic places history local museums sea, beach, free, bedava, mp3, crack, turkce muzik</P>
</TD>
</TR>
</TABLE>
</CENTER>
<P><CENTER><A HREF="http://www.rehberantalya.com/">antalya
rehber</A></CENTER></P>
<P><CENTER><SMALL>(c) Copyright 2002 <A HREF="http://www.rehberantalya.com/">rehber
antalya</A></SMALL></CENTER></P>
</BODY>
PAPATYA
Sevgisiz insan bir gün şans
eseri bir çiçek bahçesinde bulmuş kendini, bahçedeki çiçekleri
hiç düşünmeden ilerlemiş bir süre. Bir düzlüğün ortasında
mola vermiş bir ara. Etrafına bakmış bir süre, hiç bir
çiçek bir şey ifade etmemiş ona.
Sonradan yıkılan bir ağaç görmüş ve onun yanında bir papatya.
Papatya kendinden emin, o köşede yıkılan ağacın yanında
çıkan rüzgara göğüs geriyormuş. Papatya o kadar güzelmiş
ki...
Sevgisiz insan sevgiyi tanımış. Buna şaşırmış. Alışamamış
ne yapması gerektiğini bilememiş. Pek tabii bildiğini
sanmış...
Papatyayı sevmiş, okşamış, rüzgar ona zarar vermesin diye
araya girmiş oturmuş...
Papatya bir süre sonra tekrar dikleşmiş. Papatyanın zarar
görmesinden öylesine korkuyormuş ki, böylesine bir güzelliğin
sonsuza dek sürmesini o kadar çok istiyormuş ki...
Papatyanın ellerine dokunduğu her an, onu hissettiği her
an kendini dünyanın en mutlu insanı hissediyormuş...
Sevgiyi öğrenen adam, gerek papatyayı korumak için gerekse
ona olan doyumsuzluğundan dolayı papatyayı koparmayı ve
yanına almayı istemiş. Onu bu bahçeden koparmak ona çok
doğru gelmiş, çünkü onu yanında hep koruyabilecek hep
sevebilecekmiş. Papatyayı hiç düşünmeden çekmiş, koparmaya
çalışmış, papatya buna direnmiş, direnmiş. Seven adam
anlayamamış bu direnci, daha da güçle yüklenmiş papatyaya.
Aklı o zaman neredeymiş, kim bilir...
Papatya gün geçtikçe solmuş, solmuş...
Adamın gölgesi onu öyle bir kapıyormuş ki soluk almasını
engelliyormuş. İşin garibi adam bunu görsede anlayamıyormuş,
papatya soldukça üzerine daha çok titriyor, onu iyice
kapıyormuş güneşten. Sevmeyi yanlış öğrenen adam, en sonunda
dayanamamış ve papatyayı tüm gücüyle kendine çekmiş. Tüm
dünyaya ne mutlu ve o salak adama ne mutlu ki, papatya
herşeye rağmen direnebilmiş gücü kalmasa da. Ama bu direniş
o kadar büyük bir güç gerektirmiş ki o herşeyden çok sevdiği
papatya boynu bükük kalmış...
Seven adam işte o noktada her şeyi görmüş ve anlamış,
yaptığının acısı ona öyle bir koymuş ki, sendeleyip yere
düşmüş. Hayatında tanımadığı acıyı çekmiş adam. Hayatta
kendini ilk defa haksız, ilk defa bencil, ilk defa küçük
hissetmiş. Ağlamak para etmezmiş, üzülmekte, güneş hemen
fayda da etmezmiş papatyaya. Sevmiş adam, bir çiçeğe nasıl
davranması gerektiğini görmüş gözündeki perdeler kalkınca...
Ağlayarak çiçeğin yanında durmuş, rüzgara karşı kendini
siper etmiş yine ama çiçeği ne koparmaya çalışmış bir
daha, ne de üzerinde gölge etmeye...
Papatya tekrar mutlu bir şekilde bütün asilliğiyle ve
gücüyle dimdik ayakta durana kadar bekleyecekmiş öylece,
yakınında olacakmış çünkü çiçeğin ona ihtiyacı olacağı
bir zaman olursa o da o anda çiçeğinin, papatyasının yanında
olacakmış. Seven adam, papatya onu bir daha hiç sevmese
bile, onu sonsuza dek sevecekmiş, çiçek isterse uzakta,
çiçek isterse yakında...
Çünkü seven adam için değerli olan tek şey varmış, o da
çayırda tek başına ayakta durmaya çalışan eşi benzeri
olmayan güzellikteki o tek papatya.