Toplam Ziyaretçi: 3007134     Günlük: 796     Aylık: 121354 Sistemimizde 38 online kullanıcı bulunmaktadır.  
  
 
Döviz Kurları
Borsa
 


BALERİN BEBEK
Aklıma nerden geldi bilmiyordum. Ama o gece yeni birşey öğrendim. En zoru olmayan bir masalı anlatmak...
Kızımla başbaşaydım ve uyuması gerekiyordu. Neden uyuması gerekiyordu bilmiyorum. Ama annesi en geç sekizde uyuyacak diyordu. Ne saçmalık. Uyumamız gerekmiyor aslında. Annesiyle sekizde yatağa girip 11'e kadar uyumadığını biliyorum. Bıraksak çocuğu zaten hoplayıp zıplayıp uyuyor. Olmaz. Kurallar var. Nefret ediyorum kurallardan. Kurallarda esneme payı olmazsa suç ortaya çıkıyor ve anlamsızlaşıyor. Kırmızı ışıkta geçmek mesela. Kalabalık bir saatte yayalar geçerken lap diye ortadan geçen şoför, işi ne kadar acil olursa olsun cezayı haketmiştir. Ama gecenin üçünde bütün yollar boşken geçilen kırmızı ışık suç unsuru olamaz. Ama kime kime anlatıyorsun. Hemen ceza... Buyrun. Öderiz.
Uykuda böyle çocuk acıkınca yemeği nasıl öğrenecek gırtlağına yemek basılırken. Belli bir yaşta biraz esnek olmalı. Çünkü ne yaparsan yap olacakların önüne geçemezsin. Yetiştirme hikayesi yalan. Çok namuslu bir ailenin çocuğu neden hırsız olur. Aile terbiyesiyle ilgisi yok ki. Bütün bunlar bizim olaylara kulp takma isteğimiz. Gerisi yalan.
Kızımı uyutmam gerek. Masal anlat babacığım diyor. Demek kıza uyurken masal anlatılacak. Ne anlatsam...
Kırmızı başlıklı kız ve kurt kuzu belli de gerisi ne...
Ali baba ve kırk saz arkadaşı. Alis şaibeler diyarında... hayır adlarını hatırlıyorum. Ama sözlerini değil. Zaten benden daha iyi biliyor ve onu anlatma bunu anlatma dinazoru anlat falan gibi bir de istek masal çıkartıyor başıma. Kızım baban masal sevmemiş ki. Nerden buluyorsun bu masalları yahu. Eserde yazarlık var da ne yazayım iki dakikada kıpır kıpır tepemde gezen bir şeytancığa, ne desem yemiyor.
Müzik kutusunu açsam tıngırtılarla uyur mu acaba diyorum. Olur ya uyku yapar. Nerde bu kutu. Ah işte kutu siyah kadife...
Açıyorum kutuyu içindeki balerin ayağa kalkıyor hafifçe dönmeye başlıyor o mekanik müziğin eşliğinde kırmızıların arasında. Ne ara kurmuşum ki bunu...
İkimizde bakıyoruz. Balerin dönüyor. Çok güzel işlenmiş. Bunu Mısır'dan almıştım. Ucuz ve kaliteliydi. En azından bizim sokaklarda satılanlara benzemiyor. Koca bir kutu ve balerinin anlamlı bir yüzü var. Kızım sana balerin bebek masalını anlatayım mı...
Anlat babacığım.
Peki kızım.
Oldum olası anlamamışımdır balerinleri. Uyumun hiç sevmediğim baletlere bile ara sıra yakışması ve o suni gülümseyen hıyar heriflerin o melek gibi kızlara sarılışları. Balerinlerin kırılmaları, üzülmeleri ve ölmeleri. En çok bir balerine yakışır ölüm...
Hadi anlat diyor incecik sesiyle kızım...
Bir varmış bir yokmuş kızım. Aslında bir varken neden diğer birin olmayışı muamma. Bir çocuk varmış. Bu çocuğun oyuncakları arasında müzikli kutusunda yaşayan balerin bir bebek varmış. Bu balerin bebek diğer oyuncakların arasında kutusunda dururmuş. Diğer oyuncaklar yaramazlık yapmaktan vakit bulup o romantik bebekle oynamazlarmış. Ta ki bir gün bir misafir ona hafif şişman, golf pantolonlu, bıyıklı komik bir biblo getirene dek. O gece çocuk uyuduğunda, diğer oyuncaklar kendi aralarında yaramazlık yapıp yerlerinde sızdıklarında bir ses duymuş. Çok güzel bir aryaymış bu. Tok bir sesten gelen bir yalnızlık aryası...
Der vogelfaenger bin ich ja...
O ne demek baba
Papagenno'nun bir aryası kızım.
Kızım arya ne demek demiyor. Biliyor. Balerin bebek kutusunda doğruluyor ve dönmeye başlıyor. Yeni gelen ve diğer oyuncakların anlam veremediği biblo susup balerin bebeğin dansını bitirmesini beklemiş. Sonra yavaşça yanına gelmiş. Balerin bebeğin koyu gözlerine bakıp kalmış. Bir süre gözlerini ayıramamış ondan.
Çok güzel sesin var demiş balerin bebek
Sen kimsin?
Biblo ben bir operacıyım demiş gururlanarak. Baritonum.
Çok ilgisini çekmiş. Koyu bakışlı bir daha şarkı söylesene diye gülümsemiş.
Biblo bu koca bakışların ve çok güzel şekillenmiş dudakların büyüsüyle bir arya daha söyleyecekken balerin bebek beni kurar mısın ben de dansedeceğim demiş. Biblo zorlanmadan çevirmiş mekanizmayı ve kurmuş bebeği. Ve başlamış aryasını söylemeye. O söylemiş balerin dönmüş. Biblo söylemiş. Balerin dönmüş. Gün ışıyana kadar hiç yorulmamışlar. Gün ağarırken balerin bebeğin uykusu gelmiş. O uyuduktan sonra biblo da yeniden dönüp heyecanla akşamın olmasını beklemiş. Bir süre en güzel aryalar en güzel danslarla karışmış durmuş. Ama biblo dayanamıyormuş balerin bebeğe aşık olmuş...
Bir türlü söyleyemiyormuş. Bir gece karar vermiş aşkını ilan etmeye. En güzel aryasını hazırlamış. En güzel aryasını en güzel dans eşliğinde söylemiş ve yapılmış en güzel balerin bebeğe SENİ SEVİYORUM BEN demiş o tok sesiyle.
Fakat bir anda kırılmış balerin bebek.
Ama sen bir biblosun bense bir oyuncak ve aynı yere ait değiliz demiş.
Biblo güven veren sesiyle gülmüş.
Evet demiş ama biz biribirimizi seversek bütün sorunlar hallolur.
Ama demiş balerin bebek ben daha küçük bir balerinim, sense kocaman bir biblo nasıl olacak ki bu işin sonu ya sen benden önce kırılırsan demiş.
Gülmüş biblo. Bunun ne önemi var önemli olan aradaki yaşanan anlar demiş ellerini beline koyup.
Mırıldanmiş balerin bebek hafif bir bakışla ya demiş bir gün gidersen sen?
Ya gitmezsem demiş biblo...
Ya bir gün beni sevmezsen demiş bebek
Ya seversem demiş biblo
Ama ama ama diyecek olmuş balerin bebek
Sus demiş biblo gürleyerek. Beni sevmiyorsan söyle giderim demiş çatıp kaşlarını.
Hayır demiş gitme bana aryalar söyle
Peki söylerim demiş biblo. Sen de bana beni sevip sevmediğini söyle.
Susmuş, dansetmiş balerin bebek sonra gün doğmuş. Bütün gece uyumadan düşünmüş bariton biblo. Gitmeye karar vermiş. Ertesi gün dans ve aryalar sonrası dikilmiş karşışına balerin bebeğin ve BEN GİDİYORUM demiş biraz hüzünlü. Ama demiş birşey eksik beni öpmelisin. (Kızım uyumamış üzerine alınıp öpüyor beni minik dudaklarıyla)
Balerin bebek olmaz demiş. Öpmem. Öpersem bu seni kabul etmektir.
Ettin ama kaç gündür demiş biblo.
Bilemiyorum demiş balerin bebek.
Biblo güçlü kollarıyla tutmuş balerin bebeği çekmiş kendine biraz direnmiş balerin bebek ama çok güçlüymüş biblo öpmüş balerin bebeği.
Bebek önce mecburiyetten ve kurtulmak için sonrada sevgisini hissedip kendi aşkı için öpmüs bibloyu...
Gün ışıyana kadar öpüşmüşler. Sonra ayrılık vakti gelmiş. Biblo tam veda ederken bir damla yaş görmüş balerin bebeğin koyu gözlerinin kenarında o yaşları da öpmüş tuzlu tadını hissetmiş. İkisi de birşey söylememiş. Balerin bebek kutusuna bibloda bulunduğu rafa dönmüş ve artık hiç birşey eskisi gibi olmayacakmış. Gün doğmaya başlamış...
Kızım uyumuştu. Tam zamanıydı. Masalın sonu ne oldu dese uyduramayacaktım.
İyi geceler bebeğim...

Kaan ERKAM (Balerin Bebek Masalı adlı kitabından)



 
 
   
       
ANTALYA ® 2001-2005 yapımıdır.
Portalın güncellenmesi günlük olarak yapılmaktadır.
E-mail:info@rehberantalya.com