BELEŞÇİ
İki iskoçyalı bir tiyatro açmışlar bir
kasabada, fakat iskoçyalılar malum çok cimrilerdir, kimse
para vermek istemediğinden hergün sıfır çekiyorlarmış.
Bakmışlar olacak gibi değil, düşünmüşler ne yapalım ne edelim
diye. En sonunda birinin aklına bir fikir gelmiş. Ertesi gün
her tarafa ilanlar asılıyor. Cumartesi günü tiyatromuza giriş
bedavadır.
Kasaba halkı bedavayı bulmuş kaçırır mı?.
Cumartesi günü tiyatro full çekmiş, bizimkiler mükemmel bir
oyun sergiliyorlar. Herkes ayakta alkışlıyor. Oyun bittikten
sonra kasaba halkı çıkışa doğru yönelmişler ama ne görsünler?
Kapılar kilitli ve şu yazı yazıyor: "Çıkış 10 sterlin"
|
AMERİKALI
MÜHENDİZ
Kayseri'nin bir köyünde imece yöntemiyle
yol yapılıyor. Bunun için de bir eşekten yararlanılıyor. Eşek
hangi yolu izlerse, orası genişletilip araba yoluna dönüştürülüyor...
Köye gelmiş olan Amerikalı Barış Gönüllüsü, ne olup bittiğini
kavrayamadığı için sorar:
- Ne yapıyorsunuz böyle?
- Yol yapıyoruz.
- Bu eşek ne için?
- O, yolun mühendizi. Yola uygun seçeneği o gösterir.
Baris Gönüllüsü katıla katıla güler:
- Ya eşek bulamasaydınız?
- İşte o zaman Amerika'dan mühendiz getirirdik!
|
KAYSERİLİ İLE ADANALI
İki tane çiftçi, biri Adanalı, diğeri Kayserili...
Sohbet ederken, tabi haliyle zenginlikleriyle övünecekler...
Kayserili tarlalarının çokluğundan, işçi yetiştirememekten,
ürünlerin her sene telef olmasından bahsedince Adanalı atlıyor:
- "Benim çiftlikte, sabah güneş doğmadan biniyoruz arabaya,
akşam oluyor, biz hâlâ çiftliğin öteki ucuna yetişemiyor oluyoz,
çaresiz geri dönüyoruz".
Kayserili de hiç bozuntuya vermeden lafı yapıştırıyor:
-"Yahu bizim de vardı öyle bir arabamız ama geçen sene sattık,
illet onlarla yolculuk ya..."
|